Pinar&Abdullah; resimli yemek ve pasta tarifleri, daha neler neler...

18/2/2008 - BİR AN ÖNCE İYİLEŞMEN DİLEĞİYLE

Kategori: SAGLIK

 

Biricik eşim, hayat yoldaşım, canımın içi, biriciğim, yaşama nedenim, aşkım, ruhum, nefesim şu sıralar biraz rahatsız.

Çarşamba günü ufak bir ameliyat geçirecek. Ben de onun yanında olacağım. O yüzden birkaç zaman buralarda yokum.

Merak etmeyin ve lütfen dualarınızı eksik etmeyin. 

 

Allah başka rahatsızlıklar vermesin. Kendine bundan sonra dikkat etmeni istiyorum.

 

Canım kocacığım kalbim her zaman senin yanında, bir an önce gözlerindeki o pırıltının tekrar güneşi kıskandıracak kadar parlayacağına inanıyorum ve seni çok seviyorum.

 

Canım benim bir an önce iyileş lütfen seni düşünmekten ben hasta oldum bebeğim ne olur kendine gel ve ayağa kalk unutma sen benim her şeyimsin sana bir şey olursa bil ki o gün bende yokum seni seviyorum

 

Hastalık nedir ki yürekte sevgi olunca hersey atlatılır yürek sevgiyle doluysa bende kainata sığmayan sevgi dolu yüreğimi sana gönderiyorum... SENİ SEVİYORUMMMMM

 

 

Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/1/2008 - DR. ENDER SARAÇ'TAN ZAYIFLAMA ÖNERİLERİ

Kategori: SAGLIK

 

Ayurveda Uzmanı ve Aile Hekimi Dr. Ender Saraç "Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilir, açlık hissinizi bastırabilirsiniz"

Ayurveda Uzmanı (Yaşam Bilgisi) Dr. Ender Saraç, kilolu insanların vücut tiplerine göre beslenerek zayıflamaları gerektiğini söylüyor. Bu konuda "Sağlıklı Zayıflamanın Sırları" adlı bir de kitap yazan Dr. Saraç, bilinçsiz diyet uygulamalarının zararına dikkat çekiyor.

 

Kalori hesabına dayalı, kısa süreli, klasik diyetlerin handikapları neler?

Artık devir sadece kalori hesabına dayalı klasik diyetle zayıflama devrini geçti. Beden tipinize uygun, yaşa, cinsiyete uygun, mevsime uygun ve yaşamsal özelliklerinize uygun
sağlıklı ve bilinçli doğal beslenme var artık. Çünkü sadece kalori hesabına dayalı diyetlerle zayıflıyorsunuz ama sonra verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz.

 

Siz hastalarınıza kilo verdirmek için beden tiplerinden yola çıkıyorsunuz. Bunu biraz açıklar mısınız?

Standart diyetleri doğru bulmuyorum ben. Uzmanlık alanım olan Ayurvedaya göre, belli beden tipleri var. Mesela birçok insan "Ender bey, bütün günü aç geçiriyorum, sadece salata yiyorum, bir türlü zayıflayamıyorum" diye geliyor bana. Yediklerine ve vücut tipine bir bakıyorsunuz; aslında tere, roka gibi yeşil salataları hiç yememesi gerekiyor. Yani aç
kalıyor ama vücut tipine uygun olan gıdaları yemediği için zayıflayamıyor. Halbuki, doğru bir sisteme geçtiğinizde, tıkır tıkır, sağlıklı bir şekilde kilo vermeye ve sağlığına kavuşmaya başlıyor.

 

Sizce zayıflama konusunda yaptığımız en önemli yanlış hangisi?

Zayıflama işi biraz disiplin ister. Türk toplumundaki en büyük problem ise, disiplin eksikliği. Diyetleri nisan mayıs aylarında, iki aylık bir heves şeklinde yapıyoruz. Ondan sonra uzun kollu, kat kat giyilmeye başlandığı anda, olayı rafa kaldırıyoruz. Ve sonra
tekrar dengemiz bozuluyor. Doğru yaşam biçimini edinmez veya doğru beslenme felsefesini benimsemezseniz, en iyi diyetisyenlere, en iyi doktorlara, merkezlere bile gelinse, bir yere kadar işe yarar. Şunu kabul etmek gerek: İki ay çok yoğun diyet yapıp, bıkıp, yorgun düşmek yerine, yılın 12 ayına daha az kurallı, doğru, boğucu olmayan
bir yaşam biçimi ve doğru beslenme felsefesi şeklinde yaymak daha sağlıklı.

 

Sadece bilinçli beslenme yeterli mi?

Bilinçli beslenme işin en önemli ayağıdır. Fakat sadece doğru beslenmeyle olmaz; mutlaka düzenli egzersiz de gerekir. Şok diyetler, açlık rejimleri, zamana karşı yarışan diyetler, tek gıda rejimleri, 10 gün lahana çorbası, karpuz diyeti, karbonhidrat diyeti, sadece protein diyeti, bütün bunlar yanlış. Dengeli beslenilmeli. Ama sadece bilinçli diyetle de olmaz, düzenli egzersiz, yürüyüş yapılmalı. Haftada üç- dört gün, bir buçuk saat civarında orta sporlar; mesela tempolu yürüyüş, hafif koşu, fitness, aerobik, yüzme, neden zevk alınıyorsa, o spor yapılmalı.

 

Spor yapılan saatin herhangi bir önemi var mı?

Evet, var. Ayurvedaya göre, sabah 6 ile 10 ya da 18.00 ile 22.00 saatleri arasında daha çok yağ yakıyoruz. Çünkü bunlar Ayurveda'ya göre vücudun 'kapha' saatleri, yani daha çok biriktirme, yağlanma saatleri. Bu saatlerde metabolizmayı ısıttığınızda daha iyi sonuç alınıyor. Egzersizden bıkmamaya çalışın. Çılgınca egzersiz yapmayın, sporu zamana yayın. Çok ağır egzersiz ve çok ağır spor yanlış. Çünkü vücudu hem çok aç olmak savunmaya sokar, hem de aşırı ağır egzersizler savunmaya sokar. Çünkü vücut bunları bir tehdit olarak ele alır. Bu nedenle, mutlaka düzenli yapılan egzersizlere ağırlık vermek lazım.

 

Sizce zayıflamanın en önemli kriteri nedir?

En önemli şey, bu fikre hazır ve zayıflamaya kararlı olmak. Bana zayıflamaya gelenlere, ilk önce şunu soruyorum: "Hazır mısınız, kararlı mısınız?" Eğer gerçekten hazırsanız ve kararlıysanız bu işe başlayın. Şişmanlıkta şöyle bir şey saptıyorum: İnsanın sinir
sistemine bir virüs bulaşmış gibi oluyor, bilgisayar virüsü gibi... Bu virüs sizin kilo vermeniz için gerekli olan doğru davranış, beslenme ve hareket alışkanlıklarınızı olumsuz etkiliyor. "Boş ver şimdi yürüme, sonra yürürsün", "Bu çikolatalı kek çok güzel; bir
dilim daha ye" gibi uyaranları gönderiyor adeta. Onun için ilk başta bu virüsleri silmek lazım.

 

Zayıflamaya karar verenlere destek olacak, cesaretlerini artıracak destek yöntemler de var mı?

Evet, bitki çayları, doğal ve bitkisel zayıflama preparatları...

 

Doğal bitki özlü çayların hepsi zayıflama sürecinde tüketilebilir mi?

Piyasada tanınmış firmaların hazırladıkları form çaylarının formülleri güzel. Günde iki-üç fincan içilebilir. Birkaç hafta içip, ondan sonra ara vermek gerekir. Bunun dışında, mesela gazımız varsa rezene çayı, iştahımız çok fazlaysa ıhlamur çayı, sindirimimiz zayıfsa zencefil çayı, hormon krizlerinden dolayı daha çok yiyorsak adaçayı, metabolizmayı canlandırmak için yeşil çay, bağırsakları çalıştırmak için sinameki çayı, şekerimiz çok yüksekse kekik çayı gibi bitkisel çayları tüketebiliriz.

 

Diyetlerde baharatların yeri nedir?

Baharatlar çok önemli. Mesela zencefil yağları yakar, zerdeçal karaciğerden toksin attırır,
biberiye iyi bir antioksidandır, kekik şekeri düşürür, sarımsak zayıflamaya yardımcı olur. Bir de özel ayurveda tabletleri var. Bunlar, zayıflamaya yardımcı, yan etki oranı son derece düşük olan, güvenilir doğal preparatlar. Bu tabletler de metabolizmayı
canlandırıyor, aynı zamanda kişinin incelmesine ve iştahının azalmasına katkıda bulunuyor.

 

Kişi zayıflamak istiyor, öğün saati değil ama çok acıktı. Açlığını bastırmak için yapabileceği bir şey var mı?

İştahı azaltan ve zayıflamaya yardımcı bir ipucu şudur: Zerdeçal, nane ve yeşil elma
kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilirsiniz.

 

Bu karışım tokluk hissi mi yaratıyor?

 

İştah merkezini sakinleştiriyor. Almanya'da yapılan bir araştırmada yeşil elma ve nane koklayan kişilerin, (bunların aromatik yağları da olabilir) daha hızlı kilo verdiği saptanmış.

Kaynak: sabah

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/1/2008 - Kadınlar Bu 5 Besini Mutlak Yemeli

Kategori: SAGLIK

 


Bilimadamlarına göre; kadınların mutlaka tüketmesi gereken 5 besin bulunuyor...
Bu mucize gıdalar; yaban mersini, ceviz, domates, taze fasulye ve balık olarak gösteriliyor.

Uzmanların önerdiği 5 harika yiyecek, yaşı kaç olursa olsun tüm kadınlara hem güzellikleri hem de sağlıkları açısından inanılmaz faydalar sağlıyor.

YABAN MERSİNİ
Yaban mersininin en büyük özelliği idrar yolu enfeksiyonlarıyla savaşması. Son araştırmalar; yaban mersininin soğuk algınlığına, mide kurtlarına ve bazı tür kanserlere karşı etkin bir koruma sağladığını kanıtladı. İçeceğinize eklediğiniz bir parça şekersiz yaban mersini ya da kekinize ilave edeceğiniz kuru yaban mersini size gereken faydayı sağlayacaktır.

CEVİZ
Ceviz, omega-3 bakımından çok zengindir. Omega-3, iltihabı azaltır ve iyi kolesterolü yükseltir. Hatta cevizin depresyona iyi geldiği, Parkinson ve Alzheimer hastalığı risklerini azalttığı bilinmektedir. Salatanızın üzerine ekleyeceğiniz çeyrek kap ceviz hem yemeğinize lezzet kazandıracak hem de sağlık verecektir.

FASULYE
Fasulye kalp hastalıklarını engeller ve kolon kanserine iyi gelir. Fasulyeler magnezyum, potasyum ve lif zenginidir. Bundan dolayı da kalbinizin en büyük dostlarından biridir.

DOMATES
Araştırmalar, domateste bulunan likopen maddesini tüketen kadınların diğerlerine göre yüzde 50 daha az meme kanseri olma riskiyle karşı karşıya olduklarını göstermektedir. Antioksidan ayrıca tansiyonun ve kolesterolünüzü düşürür.

BALIK
Haftada en az 2 kere tüketmek kalp krizi riskini azaltır. Ayrıca balık; saç ve diş güzelliği için de son derece önemli bir etkendir.
 
alıntıdır.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/1/2008 - ÇAY HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ

Kategori: SAGLIK

 

 

Çayın Mucizeleri

 

Saçınız mat mı?
Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla
durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor . (Çocukken anneannem çok sık saçlarımızı çayla tarardı. Yani bir tasın içine çayı koyardı tarağı da çaya batırıp saçlarımızı tarardı. Öyle bir gürdü ki saçlarım anlatamam. Canım anneannem ellerinden öperim.)

 

Ayağınız mı kokuyor?
Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan
önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.

 

Boğaz ağrılarında
Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında gargara olarak
kullanılır.

 

Cildiniz çok mu yağlı?
Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi
ovuşturun,balsam vazifesi görün.

 

Derinizdeki yaraların temizlenmesi
Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki
göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.

 

Eliniz balık, soğan mı kokuyor?
Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor.
Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay. Elinizi
demli çayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı?

 

Gözünüz çapak mı yapıyor?
Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı
üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik
edin. (Yine anneannemi anmadan edemeyeceğim. Ne varsa yine eskilerde var...)

 

Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız?
Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın,
diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.

 

Buzdolabınız koku mu yapıyor?
Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının
orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.

 

pinarabdullah

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/1/2008 - ELMA SİRKESİNİN MUCİZEVİ HALİ

Kategori: SAGLIK

Gerek sağlığımızı gerekse güzelliğimizi korumak için doğanın nimetlerinden faydalanmak gerek. Üstelik güzelliği korumanın yolu çok uzaklarda değil, günümüzde kadınların en büyük kabusları arasında yer alan fazla kilo problemine Elma Sirkesi ile son veriyor. Bilindiği gibi elma, içerdiği zengin mineraller ve vitaminlerle gerçek anlamda tedavi edici özelliklere sahip. Elmanın zengin aroması ve tadıyla farklı bir ruh kazanan sirkenin de inanılmayacak kadar çok yararı var.

Elma Sirkesi’nin; cilt rahatsızlıkları, yaralanma, güneş yanığı, baş ağrısı, mide rahatsızlığı, kadın hastalıkları, soğuk algınlığı ve ateşli hastalıkların tedavisinde kullanması çok eski medeniyetlere kadar dayanıyor. Yıllardır yararları pek çok kişi tarafından bilenen Elma Sirkesi’nin son mucizesi ise zayıflatma özelliğinin bulunması. Elma Sirkesi düzenli kullanıldığında sindirime yardımcı olarak, kilo vermeyi kolaylaştırıyor.  Sabahları kahvaltıda, içine 1-2 kaşık elma sirkesi ve 1 kaşık bal karıştırılmış bir bardak su, uygun bir rejimle birlikte kullanıldığında düzenli kilo kaybetmenizi sağlıyor.

ELMA SİRKESİNİN YARARLARI

Antiseptik: Meyve ve sebzelerin elma sirkesi katılmış su ile yıkanması onların mikroplardan arınmasını sağlar. Ayrıca Bakteri ve mikropların barınmaması için mutfak ve banyolarınızda elma sirkeli su kullanmanız önerilir.
•  Boğaz ağrısı: Anjin ve streptokok dahil olmak üzere tüm boğaz ağrılarında, 1 bardak suya katılan 1 kahve kaşığı elma sirkesi ile her saat başı yapılacak gargara rahatlatıcı bir çözüm olacaktır.
•  Migren: Bir tasın içerisine eşit miktarda su ve elma sirkesi koyup kaynatın. Daha sonra altını kısarak yüzünüzü buhara tuttun. Bu şekilde 3 dakika kadar soluk almanız migren ağrılarının yok olmasını sağlayacaktır.
•  Ayaklar: Ayaklarınız için bir leğene ayak bileklerinize kadar ılık su doldurun ve içine yarım şişe elma sirkesi ilave edin. Sabah ve akşam, en az 5 dakika, ayaklarınızı bu su içinde dinlendirin.
•  Yorgunluk ve uykusuzluk: 1 litre suya 3 yemek kaşığı elma sirkesi ve bir fincan bal ilave edin. Her gece yatmadan önce 2 yemek kaşığı içeceğiniz bu karışımla uykusuzluğunuzun ve yorgunluğunuzun kaybolduğunu göreceksiniz.
  Kaşıntılar: Böcek ısırmalarına ve kurdeşene bağlı kaşıntılarda, arı sokmalarında ve cilt çatlaklarında sürülecek elma sirkesi rahatsızlığı ve acıyı giderecektir.
Mide bulantısı: Mide bulantısının ve kusmanın önüne geçmenin yolu; ılık elma sirkesine bir bezi batırıp sonra sıkmak ve bu bezi midemizin üstüne yerleştirmektir. Bez soğudukça ılık bir bez ile işlem yeniden yapılmalı.
•  Sivilceler: Sağlıklı bir cilt için banyo suyunuza biraz elma sirkesi ilave edin. Cildinizin yumuşadığını ve parladığını fark edeceksiniz. Sivilceler için, su ile seyreltilmiş elma sirkesiyle yüzünüzü silin ve durulayın. Elma sirkesi akneye neden olan mikropları öldürür.
•  Varisler: Varislerin yol açtığı ağrıdan şikayetçiyseniz, sirkeli bir bezi, bacaklarınıza sarın ve 30 dakika bekletin. Otuz dakikalık süreyi bacaklarınızı yukarı kaldırarak geçirin. Bu işlemi sabah ve akşam tekrarlayın.
•  Nasırlar: En bilinen yollardan biri bayat ekmeği elma sirkesine batırıp nasırlı bölgenin üzerine koymak ve gece boyunca orada muhafaza etmektir. Sabah kalktığınızda nasırın veya sertliğin kaybolmuş olduğunu göreceksiniz. Bir başka yol ise ılık suyun içine yarım bardak sirke koyup, yarım saat süre ile nasırlı bölgeyi bu suda bekletmek ve daha sonra bir havlu ile kurulayıp ponza taşı ile bölgeyi ovuşturmaktır.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/12/2007 - Kış Aylarında Zatürre ye Dİkkat!!

Kategori: SAGLIK

Kış Aylarında Zatürree ye Dİkkat!!

 

Kış mevsiminde artış gösteren Zatürre (Pnömoni) bir veya birkaç akciğer lobunun iltihaplanması şeklinde ortaya çıkan, daha çok küçük çocuklarda, ileri yaştakilerde ve kronik bir hastalığı bulunan kişilerde daha ağır seyreden ve bazen ölümle sonuçlanabilen ateşli bir hastalıktır. Bu hastalıkta akciğerlerde bulunan hava kesecikleri iltihabi bir sıvıyla dolar. Akciğerlerin görevi olan oksijen alış veriş fonksiyonu bozulur ve bu nedenle kanda oksijen düzeyi azalır.

 

 

Konu başlıkları

 

1 Nedeni

2 Zatürre Nasıl Bulaşır ?

3 Ne Sıklıkta Zatürre Görülür ?

4 Zatürreye Ortam Hazırlayan Faktörler

5 Belirtileri

6 Korunma

7 Zatürre Aşısı Yapılması Gereken Risk Grupları

8 Tanı

9 Tedavi

10 Zatürre Hakkında Bilinmeyenler

 

Nedeni

İltihaplanmaya virüs, bakteri veya mantar gibi mikroorganizmalar sebep olmaktadır. Zatürre’ye yol açan 30'un üzerinde mikroorganizma tanımlanmıştır.

Zatürre Nasıl Bulaşır ?

Zatürre’ye neden olan mikroplar kişiden kişiye, bir iki metrelik mesafelerden yakın temas sonucu bulaşırlar. Hastalığın sağlıklı kişilere bulaşması, öksürük, aksırık ya da hasta kişilerin konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların doğrudan solunması yoluyla gerçekleşir.

 

Ne Sıklıkta Zatürre Görülür ?

Dünya Sağlık Örgütü nün verilerine göre dünyada her yıl her 1000 kişiden 10-15’i Zatürre’ye yakalanmaktadır. Türkiye’de ise kayıtlı olarak yaklaşık 90.000 Zatürre vakası görülmekte ve 2500 civarında kişi hayatını kaybetmektedir.

 

Zatürreye Ortam Hazırlayan Faktörler

Ayrıca alkol, uyuşturucu maddeler, sigara ve kötü hayat şartları, ağır geçen grip hastalığı Zatürre'ye ortam hazırlayan faktörlerdir. Genellikle kızamık, boğmaca, grip, difteri, suçiçeği, tifo ve çeşitli bakteri enfeksiyonları ya da vücudu aşın ölçüde zayıf düşüren hastalıkların seyri sırasında ortaya çıkar.

 

Belirtileri

Yüksek ateş,

Titreme,

Sarı veya yeşil renkte balgam çıkarma,

Pas renginde olan koyu kırmızımsı kıvamlı balgam,

Göğüs ağrısı,

Kuru ve hırıltılı öksürük,

Soluk alındığı zaman sırta çivi batırılıyormuş gibi ağrı hissi,

Şiddetli baş ağrısı,

Şiddetli bir titremenin ardından ateş yükselmesi,

Şuur kaybı,

Yorgunluk,

Önde meme bölgesi ve arkada ise kürek kemiğinin ucunda duyulan ağrı,

Solunum hareketleri ve öksürüğe bağlı olarak şiddetlenen göğüs ağrısı,

Kas ağrısı,

İştah azalması,

Dalgınlık,

Algılama bozuklukları,

Dudaklarda oluşan uçuklar,

Halsizlik,

Aşırı susama,

Hızlı solunum,

Bayılacak gibi olma,

Baş dönmesi,

Yüzde şişme,

Boğaz ağrısı,

Yan ağrısı,

Kuru ve beyaz dil,

Dudaklarda mavileşme,

Miktarı azalmış ve bekletildiğinde açık renk tortu bırakan idrar,

Koma

 

Korunma

Temizliğe dikkat etmek,

Aşı yaptırmak,

Sigara içmemek,

Alkolden kaçınmak,

Vitamin ve mineralleri düzenli almak,

Zararlı alışkanlıklardan uzak kalarak düzenli bir hayat

 

Zatürre Aşısı Yapılması Gereken Risk Grupları

Kardiyovasküler hastalığı olanlar,

Kronik akciğer hastalığı bulunanlar,

Diyabet hastaları,

Alkolikler,

Karaciğer sirozu olanlar,

Beyin-omurilik sıvısı kaçağı olanlar,

Dalağı fonksiyon görmeyen veya alınmış hastalar,

Hodgkin hastaları,

Lenfomalı hastalar,

Multipl miyeloma vakaları,

Kronik böbrek yetmezliği olanlar,

Nefrotik sendrom vakaları,

Organ nakledilenler,

Kemoterapi ve radyoterapi görenler,

AIDS'li hastalar,

Huzurevlerinde yaşayanlar,

65 yaşın üzerindeki herkes.

 

Tanı

Fizik muayene,

Klasik Zatürre belirtilerinin görülmesi,

Akciğer filmi,

Balgam kültürü,

Tam kan tetkiki vb. ile konulur.

 

Tedavi

Antibiyotikler,

Yatak istirahati,

Ateş düşürücüler,

Öksürük kesici ilaçlar,

Oksijen alınması,

Su kaybını karşılayacak ölçüde sıvı alınması,

Bol vitaminli ve yüksek kalorili diyet.

 

Zatürre Hakkında Bilinmeyenler

Zatürre özellikle; küçük çocuklar, yaşlılar, kalp, şeker, böbrek ve bronşit hastalarında ölümlere yol açabilmektedir.

Zatürre genellikle iki hafta kadar sürer ama hastalık düzeldikten sonra kişi bir aydan uzun süre kendini halsiz ve yorgun hissedebilir.

Zatürreeye erkekler kadınlara göre daha kolay yakalanırlar.

Siyah ırktan kişiler hastalığa karşı daha duyarlıdır.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Yemek, pasta,börek,tatlı bunları yapmaya bayılıyorum.Daha doğrusu ben mutfağı çok ama çok seviyorum.Mutfak için yaratılmışım.:-)Eşime yemek yapmayı çok seviyorum.Dostlarımı,arkadaşlarımı yaptıklarımla ağırlamayı seviyorum. Değişik yerlerden aldığım tarifler,aileden gelen tarifler,en önemlisi de anneannemin o muhteşem yemeklerini hep birlikte burada göreceğiz.Güzel şeyleri insanlarla paylaşmasını çok seviyorum.Kesinlikle deneyip, beğenip ve resimlediğim tariflerimi yayınlıyorum.Umarım siz

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın oktay usta